DergiPark ne yapar, ne yapmaz? Kurumsal yayıncılık için dürüst bir çerçeve
DergiPark Türkiye'nin akademik dergi altyapısının bel kemiği. Peki bir üniversite yayınevinin DergiPark'la kapanmayan ihtiyaçları neler? Alternatif arayışından önce doğru soruyu soralım.
“DergiPark alternatifi” — arama motorlarına düzenli yazılan ama genellikle yanlış sorulmuş bir soru. Yanlış, çünkü çoğu durumda aranan şey DergiPark’ın alternatifi değil; DergiPark’ın kapsamadığı işlerin bir sahibi.
Bu yazıda iki şeyi yapmaya çalışacağız: önce DergiPark’ın ne olduğunu ve ne yaptığını hakkını vererek anlatmak; sonra bir kurumun hangi ihtiyaçlarının bu kapsamın doğal olarak dışında kaldığını netleştirmek. “Şu iyi, bu kötü” değil; “hangi iş hangi araçta” yazısı bu.
Önce hakkını verelim
DergiPark, TÜBİTAK ULAKBİM’in 2013’ten beri işlettiği ulusal dergi barındırma altyapısı. Türk akademik dergilerine ücretsiz barındırma, başvurudan yayına süreç yönetimi ve DOI atama imkânı sunuyor. Ölçeği etkileyici: platform sayaçları 3 binin üzerinde dergi ve 800 binin üzerinde makaleye işaret ediyor.
Bu, küçümsenecek bir şey değil — tam tersine. Bir üniversite dergisinin sıfır bütçeyle, kendi sunucusunu kurmadan, güvenilir bir kamu altyapısında yayın yapabilmesi Türkiye akademik yayıncılığının en değerli kazanımlarından. Sık karıştırılan bir noktayı da düzeltelim: DergiPark bir indeks değildir; TR Dizin ayrı bir değerlendirme sürecidir. DergiPark’ta olmak TR Dizin’e girmek anlamına gelmez.
Açık söyleyelim: derginiz DergiPark’ta sorunsuz yaşıyorsa ve ihtiyaçlarınız orada karşılanıyorsa, “alternatif” aramanız için bir sebep yok.
Kapsamın doğal sınırları
Peki insanlar neden yine de arıyor? Çünkü bir kurumun yayıncılık hayatı dergi süreç yönetiminden ibaret değil. DergiPark’ın — bir dergi barındırma altyapısı olarak, gayet anlaşılır biçimde — kapsamadığı alanlar var:
Kitap tarafı tümüyle dışarıda. Üniversite yayınevlerinin işinin büyük parçası kitaptır: başvurusu, hakemliği, üretimi, ISBN’i, basımı. Derginiz DergiPark’ta yaşarken kitap süreçleriniz e-postada ve tablolarda yaşıyorsa, kurumun yayın hafızası ikiye bölünmüş demektir.
Satış ve erişim ekonomisi. Basılı sayı satışı, ücretli makale erişimi, kurumsal abonelik, kitap satışı… Bunlar bir e-ticaret ve muhasebe meselesidir; barındırma platformunun konusu değildir.
Kurumsal görünürlük ve marka. Kurum kendi alan adında, kendi kimliğiyle bir yayın vitrini istediğinde — dergileri, kitapları, çağrıları tek çatıda gösteren bir yüz — bu, paylaşımlı platformun sunduğu dergi sayfasının ötesine geçer.
Üretim ve mali süreçler. Dizgi-kapak-matbaa koordinasyonu, telif sözleşmeleri ve hakedişler, faturalama, stok. Hiçbiri dergi barındırmanın işi değil; ama hepsi yayınevinin işi.
“Taşınmak” değil, “tamamlamak”
Buradan çıkan pratik sonuç şu: çoğu kurum için doğru kurgu ikame değil, iş bölümüdür.
Nasirus’u tasarlarken bu gerçeği baştan kabul ettik. Dergisi DergiPark’ta (ya da başka bir dış platformda) yayınlanan kurumların dergileri, kurumun vitrininde adı ve güncel sayısıyla yerini alır; okuyucu tek adımda derginin yaşadığı platforma geçer. Kurum, kitaplarını, satışını, üretimini ve muhasebesini Nasirus’ta yönetirken dergisinin DergiPark’taki hayatına dokunmak zorunda kalmaz.
Dergi süreçlerini de kendi sisteminde yönetmek isteyen kurumlar içinse tam dergi modülü mevcut: sayı yönetimi, içindekiler editörü, erken yayın, açık erişim modları. İki model aynı kurumda yan yana bile yaşayabilir — bir dergi içeride, diğeri dışarıda.
İki kurgu, iki örnek
Somutlaştırmak için iki tipik kurum profili düşünelim.
Profil A: dergisi güçlü, kitabı dağınık üniversite. İki dergisi yıllardır DergiPark’ta, düzenli çıkıyor, TR Dizin’de taranıyor. Kitap tarafında ise yılda 15-20 başlık; süreçler e-postada, satış “talep edene fatura karşılığı”. Bu kurumun dergileri için değişiklik yapması anlamsız — doğru kurgu, kitap süreçlerini, üretimi, ISBN-stok kayıtlarını ve mağazayı sisteme alması; dergilerin de vitrinde yerini alması. Kurum tek adreste “yayınevi” olarak görünür; dergiler yaşadıkları yerde yaşamaya devam eder.
Profil B: süreçlerine hâkim olmak isteyen dergi. Kuruma özel değerlendirme akışı istiyor: iki aşamalı editör incelemesi, alan editörü ataması, kuruma özel formlar, hakem havuzunun kurum içi raporlanması. Paylaşımlı bir platformun standart akışı bu ihtiyaca esnemediğinde, dergi süreçlerini kendi sisteminde yönetip yayın çıktısını istediği kanalda sunmak isteyebilir. Bu profil için tam dergi modülü devreye girer — sayı yönetimi ve erken yayın dahil.
İki profilin ortak noktası şu: kararın motoru “platform memnuniyetsizliği” değil, kapsam ihtiyacı. Bu ayrımı yapabilen kurumlar, taşınma sancısı yaşamadan doğru parçayı doğru yere koyuyor.
Karar için üç soru
“DergiPark yeter mi, ek sistem mi gerekir?” sorusunu kendi kurumunuz için şu üçe indirebilirsiniz:
- Yayın faaliyetimizin ne kadarı dergi dışı (kitap, bölüm, satış, telif)? Bu pay büyükse ihtiyaç zaten dergi platformu tartışmasının dışındadır.
- Dergi süreçlerimizde platformun sunduğunun ötesinde ihtiyaçlarımız var mı (kuruma özel akış ve formlar, kurum içi raporlama, ISSN’li vitrin entegrasyonu)?
- Kurumsal hafızayı tek yerde mi istiyoruz, iki-üç sistemde bölünmüş hâli kabul edilebilir mi?
Bu soruların cevabını birlikte netleştirmek isterseniz yazın; demoda “dergi dışarıda, gerisi içeride” kurgusunu da, tam entegre kurguyu da gösterebiliriz. Amacımız sizi bir yerden bir yere “taşımak” değil; yayın hayatınızın sahipsiz duran kısımlarına sahip çıkmak.